ekonomik makyaj önerileri

Ekonomik Makyaj Önerileri

Büyüleyici makyaj yapmak için çok fazla para harcamanıza gerek yok. Mutfağınızdaki ve makyaj çantanızdaki malzemelerle harikalar yaratabilirsiniz. Ekonomik makyaj önerileri size bu konuda yardımcı olacak.
Ekonomik Makyaj Önerileri
Makyaj
Gözlerinizde şişlik ve bazı bölgelerde kararmalar varsa salatalığın yenileyici gücünden faydalanabilirsiniz. Makyaj yapmaya başlamadan 15 dakika önce göz kapaklarınıza salatalık dilimleri koyup bekletin. Gözünüzdeki şişlikler inecek ve kapatıcı kullanmanıza gerek kalmayacaktır.
Güzelliği gölgeleyen sivilceleri kapatmak için mutlaka kat kat fondöten kullanmanız gerekmiyor. Bir parça buzu sivilcenin üzerinde tutun. Sivilcenin üzerindeki kızarıklık ve şişlik yok olacaktır. Bu sayede tek kat fondötenle sivilcenizi gizleyebilirsiniz. Fondöteninizi daha uzun süre kullanabilmek için ekonomik ve başarılı bir yöntemdir.
Sıcak havalardan etkilenen rujunuz yumuşamışsa bir süre buzdolabında bekleterek eski haline gelmesini sağlayabilirsiniz. Eğer istediğiniz sonuca ulaşamıyorsanız rujunuzu küçük bir krem kutusunun içine yerleştirin. Ruj fırçası yardımıyla dudaklarınıza sürün. Özellikle en sevdiğiniz rujun başına böyle talihsiz bir olay geldiyse muhteşem bir çözüm olduğunu göreceksiniz.
Dudaklarınızı dolgun göstermek için başvuracağınız yöntemlerden biri de göz farıdır. Dudağınızın alt ve üst bölgesinde tam ortaya denk gelecek şekilde parlak bir göz farı sürün. Dolgun ve ilgi çekici dudaklarla büyüleyin.
Kirpiklerinizin dolgun görünümü bakışlarınızın etkisini artırır. Kat kat rimel sürmek yerine alt kirpiklerine incecik siyah kalem çekerek aynı etkiyi yaratabilirsiniz. Böylece rimeliniz daha uzun süre kullanıma hazır olacaktır.
Makyajınızı temizlemek için temizleme jeli ya da sütü yoksa paniğe kapılmayın. Pamuğun üzerine bir miktar doğal zeytinyağı sürerek makyajınızı derinlemesine temizleyebilirsiniz. Zeytinyağı aynı zamanda cildi besleyici özelliğe sahiptir.
Ekonomik makyaj yöntemlerini denerken makyaj malzemesinin son kullanma tarihine dikkat edin. Küçük bütçelerle makyaj yapmak istersen bozuk makyaj ürünleriyle cilt sağlığınızı tehlikeye atmayın.
En etkili güzellik yöntemi gülümsemeyi yüzünüzden eksik etmeyin. Gülen gözlerinizin güzelliğini hiçbir makyaj ürünü sağlayamaz

ağlayan kek , yaşpasta

Hamuru için:
4 yumurta
4fincan un
4 fincan buğday nişastası
4 fincan şeker
2 paket kabartma tozu
1 vanilya

Üzeri için:
1,5 bardak su
2 kaşık kakao
2 kaşık şeker

Süsleme için:
2 paket krem şanti
20-30 (dilime göre) orta boy çilek
Çilek miktarı kadarda damla çikolata
Hindistan cevizi

 

 

Hamuru hazırlayıp pişirdikten sonra ılımaya bırakıyoruz.
Kakao sosunu hazırlayıp ılıyınca kekimize çatal batırıp küçük delikler oluşturuyoruz.Deliyoruz da kastım kakaonun kekin içine girmesini sağlamak.
Kekin kakao sosunu içine çektiğine emin olduğumuz anda yaklaşık 20-25 dk sonra krem şantiyi üzerine yayıp kesiyoruz.kestiğimiz herbir dilim için bir çileği önce ortadan daha sonra tekrar kesmediğimiz taraftan dörtde ayırıyoruz.Ama tamamen kesmiyoruz.Ortasına damla çikolata koyuyoruz

pratik pizza

Pratik Pizza

Bu kriz zamanında elimizde kalan ekmekleri değerlendirmek için yaptığım bir çalışmam

Malzemeler:
1 adet somun ekmeği
Yarım kangal sucuk
Yağlı Peynir(kaşarda olabilir)
2 Çorba k. domates salçası
1 Çorba kaşığı biber salçası
1 Çay k. tuz,karabiber,kekik,kimyon
3 adet domates
1 adet biber
Yarım fincan zeytin yağı

Patates kızartması için:
4 adet ince uzun kesilmiş patates.

Hazırlanışı:
1-İlk önce bir adet somun ekmeğini ortadan ikiye kesiyoruz ve açıyoruz. Ekmeği iki parçaya bölmüyoruz.
2-Salça,zeytin yağı,tuz,karabiber,kimyon,kekik hepsini bir kapta toplayıp sos oluşturuyoruz.
3-Oluşturduğumuz sosu ekmeğimizin üstüne sürüyoruz.
4-Sucuklarımızı yuvarlak olarak kesiyoruz.Kestiğimiz sucukları sürdüğümüz sosun üstüne yerleştiriyoruz.
5-Sucukların üzerine yuvarlak olarak kestiğimiz domatesleri yerleştiriyoruz.
6-Rendelediğimiz peyniri(kaşarda olabilir) üzerine serpiştiriyoruz.
7-Biberleride yuvarlak oolarak kestikten sonra üzerine koyuyoruz.
8-Fırına koymadan 15 dk önceden 200 derecede ısıttığımız fırına koyuyoruz.Fırana koyduktan sonra ısıyı 150 dereceye düşürüp 15 dk pişmeye bırakıyoruz.

AFİYET OLSUN

buda fatihcimden bir tarif ellerine sağlık:)

lavaş ekmekli kolay börek

4 adet hazır lavaş ekmeği
Yarım bardak süt ve sıvı yağ
1 yumurta
Peynirli ya da patatesli börek içi

Süt,yağ ve yumurtayı çırpıyoruz. Teflon tavayı yağlıyoruz. İlk lavaşı koyuyoruz. Üstüne sütlü karışımdan sürüyoruz. İkinci lavaşı koyuyoruz. Gene sütlü karışımla ıslatıp üstüne peynirli harcı seriyoruz. Son iki lavaşı da arasını sütlü karışımı ıslatarak bitiriyoruz. 5 dakika sonra altı kızarmış oluyor. Gözleme gibi çeviriyoruz. Daha kısa sürede çevirdiğimiz yönü de kızarıyor. Bir mini tepsi böreği gibi oldu.

patates böreği

Patates Böreği.

3 adet yufka (Deliksiz ve parçasız)
3 adet orta boy patates
3 adet yumurta (Tamamı)
kibrit kutusu kadar beyaz peynir.
süt

3 adet patatesi iyice haşlayıp ezin, biraz soğuduktan sonra içine 3 adet yumurtayı kırın, beyaz peyniri de ilave edin.
Bütün bu malzemeleri iyice birbirine halledin (ben çırpıcı kullanıyorum)
Daha sonra bunu boza kıvamına getirene kadar süt ilave edin. Bazen bir çay bardağı bazen de bir su bardağı alabiliyor. Akıcı bir kıvamda olacak, koyu boza gibi.
Bir bütün yufkayı masaya yuvarlak olarak serin.
Bu malzemeden her tarafına ince bir tabaka sürün.
Üzerine ikinci yufkayı tam olarak oturtun, bu malzemeden yine ince bir tabaka halinde her tarafına sürün.
Üçüncü yufkayı da tam üzerine oturtun.
Üçüncü yufka üzerine süreceğiniz malzeme yarım olacak, yani daire şeklindeki yufkanın yarısına kadar süreceksiniz.
Daha sonra, bu üç yufkayı beraberce kaldırarak, yarım daire şeklinde kapatın.
Bu durumda kat sayısı altı oluyor.
Bir çay bardağı ile daire daire keserek, kutuya dizin.
Dolapta en az 3-4 saat dinlendikten sonra, kızartmaya başlayabilirsiniz.

 

 

gülden ablanın bu tarifi çok güzel ellerine sağlık ablacım

27 mayıs 2009- Ali rıza bey evi terkediyor

Ali Rıza Bey evi terk ediyor

Mithat Bey’in, Sedef ve Şevket’i samimi bir durumda görmesi Ferhunde’nin anlattıklarını haklı çıkarır. Mithat Bey artık, Ali Rıza Bey’in ailesine olan güvenini tamamen kaybetmiş, Ferhunde’nin mağdur edildiğine inanmıştır. Bu yüzden gördüklerini Ferhunde’yle paylaşmakta bir sakınca görmezken Ferhunde’nin öfkesinin ne kadar tehlikeli olacağını tahmin etmemektedir.
Leyla’yı hastanede yalnız bırakmak istemeyen Hayriye Hanım her şeyi göze alıp geceyi onun yanında geçirir. Durumdan haberdar olan Şevket bunu inşaatta kendisiyle birlikte kalan
Ali Rıza Bey’den saklar.
Annesinin Leyla’ya destek vermesiyle çileden çıkan Necla durumu babasına haber verirken olayların ne denli büyüyeceğini düşünemez.
Gerçeği öğrenen Ali Rıza Bey’in öfkesi çok büyüktür. Hayriye Hanım’ın isyanı bardağı taşıran son damla olur ve Ali Rıza Bey evi terk ederek Adapazarı’na Fikret’in yanına gider.
Ancak burada yaşananlar, o evin de sığınmak için güvenli bir liman olmadığını gösterecektir..

Kötü kalpli büyücü

Eskiden ülkelerden birinde yoksul bir adam yaşarmış. Fakat bu yoksul adamın karısı ay ışığı kadar güzelmiş. Birbirlerini çok severler, mutluluk içinde yaşarlarmış. Ama hiçbir kederin gölgelemediği bu mutluluk fazla uzun sürmemiş. Günün birinde o yörenin en kötü kalpli büyücüsü genç kadını görmüş ve görür görmez de aşık olmuş. “Ne olursa olsun ben bu kadına sahip olmalıyım!” diye de karar vermiş. Planını uygulamak için de kocasının kılığına girmiş. Büyücü olduğu için bu iş hiç de zor olmamış. Tıpatıp benziyormuş yoksul kocaya. Evlerine gitmiş. “Defol buradan bu benim evim!” diye bağırmış büyücü. Asıl koca çok şaşırmış karşısında aynen kendisine benzeyen birini görünce. Sevgili karısı ise ne yapacağını, kime hak vereceğini bilememiş. Çünkü iki adam da aynıymış! İki koca adayı kavga etmeye başlamışlar. Kadın bir birine, bir diğerine yardım ediyormuş. Sonunda köyün bilgesinin önüne çıkarmışlar onları, ikisi de kadının asıl kocasının kendisi olduğunu iddia ediyor diğerini sahtekarlıkla suçluyormuş. Ak sakallı bilge biraz düşünmüş: “Bir deneme yapmamız lazım. Sonra karar vereceğim. Şu sandığı görüyor musunuz? İkiniz de sırayla bu sandığı şu dağa çıkarıp, geri getireceksiniz.” Sandığın içinde bilgenin adamı varmış. Önce asıl koca sırtlamış sandığı. Yokuşta nefes nefese kalmış, kendi kendine konuşmaya başlamış: “Allahım! Nereden çıktı bu bela başımıza! Ama olsun gerekirse bu sandığı yedi kere bu dağa çıkarırım. Yeter ki, karımı kaybetmeyeyim!” Ardından büyücü sandığı yüklenmiş. Yokuşta o da konuşmaya başlamış: “Bu sandık da ne kadar ağırmış! Ama olsun. O kadını elde etmek için daha ağırını bile taşırım.” Bilgenin sandıkta saklı adamı dönüşte her şeyi anlatmış. Bunun üzerine bilge bir büyücüyle karşı karşıya olduklarını hemen anlamış, şöyle demiş: “Kim şeker kamışının içinden geçebilirse, bu kadının asıl kocası odur.” Gerçek koca saçını başını yolmaya başlamış. Tabii zavallı, kamışın içinden geçemeyeceğini biliyormuş. Öteki ise, “nihayet kadın benim karım olacak” diye sevinip, kamışın içine girivermiş. Ama daha kamışın içindeyken bilge kamışın iki uçunu balçıkla kapatmış ve büyücüyü kamışın içine hapsetmiş! Bütün ülke kötü bir büyücüden kurtulmuş. Birbirlerini çok seven karı koca da mutluluk içinde yaşamaya devam etmişler

Metin Özülkü- unutulmuş muydum

gittin sen bana gitmek için gelmiştin
geride yavaş yavaş eriyen
bir kurşun bıraktın
bıraktığın şekilden
çok daha başkasına bürünen
ve bir daha asla
eskisi gbi olamayacak bir kurşun
gerçekten
birdaha hiçbirşey eskisi gibi olmadı

kısa bir hüzünden sonra
geldim geri döndüm sana
seviştin mi, değiştin mi
beni,yeni bir umutla

kimbilir kimler aklını çeldi
gördüğüne sevinmedin mi beni
kimbilir kimler aklını çeldi
görüdüğüne sevinmedin sen beni
üç günlük ayrılıkta neler neden değişti

unutulmuş muydum
alışıyor muydun
yavaş yavaş yokluğuma
beklenmiyor muydum
kalbini mi yordum
bunca iş güç arasında

bir gün beni nasıl paslı bir makasla
nasıl derinden
budayıp gittiğini farkettim
yeni bir filiz veremeyecek kadar derindi
kesip attıkların
sensizlikle oluşmuş hastalığıma
senin bile çare olamayacağını
benim için
artık çok gecikildiğini anladım …

söyle bari son söz olsun
kızmam bundan sonra sana
dostuz artık geçmiş olsun
anlat saklama ne varsa…

kimbilir kimler aklını çeldi
gördüğüne sevinmedin mi beni
kimbilir kimler aklını çeldi
görüdüğüne sevinmedin sen beni
üç günlük ayrılıkta neler neden değişti

unutulmuş muydum
alışıyor muydun
yavaş yavaş yokluğuma
beklenmiyor muydum
kalbini mi yordum
bunca iş güç arasında

« Daha eski yazılar